Piyasalara Bakış

Piyasalara Bakış

Mart’26

Şubat ayının son gününde, ABD-İran ortak askeri güçleri İran’a hava operasyonu başlattı. Birçok hedef vurulurken, İran Lideri Hamaney’in içlerinde olduğu birçok üst düzey yönetici de saldırıların hedefindeydi. Karşılık olarak İran, İsrail ve ABD üsleri barındıran bazı Orta Doğu ülkelerine hava saldırısı başlattı. Böylece, küresel ekonomilerdeki odak bu jeopolitik gerilime ve petrol fiyatlarındaki yüksek oynaklığa kaydı. Arz kesintisi endişesi ile varil başına Brent petrol fiyatı 115 USD’ye kadar yükseldi. IMF’nin çalışmasına göre, petrol fiyatlarındaki %10’luk her artış küresel enflasyona 0,40 puanlık baskı yaratıyor. Ayrıca, petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel büyüme görünümünü bozarak stagflasyon endişesini artırıyor.

Süregelen jeopolitik tansiyon, merkez bankaları fiyatlamalarını da değiştirdi. Fed’in 2026 yılı içinde 2’den daha az faiz indirmek zorunda kalabileceği fiyatlanıyor. ECB’den ise faiz artırım beklentisi fiyatlamalara girdi. Sıcak savaşın ne kadar daha süreceği ve petrol fiyatlarının hangi seviyede dengeleneceği halen soru işareti yaratan konular.

Şubat’ta aylık TÜFE %2,96 ile piyasa beklentisine yakın gerçekleşti. Yıllık rakam %30,65’ten %31,53’e yükseldi. Yıllık çekirdek enflasyonda sınırlı da olsa düşüş mevcut. Genel görünümde; gıda enflasyonunda yüksek seyir korunurken, gıda dışı kalemler daha ılımlı. TCMB, 12 Şubat’ta yayımladığı yılın ilk Enflasyon Raporu’nda yıl sonu enflasyon ara hedefini %16’da tuttu. Tahmin aralığının üst bandını ise %19’dan %21’e yükseltti. 2026 için tahminlerde ortalama petrol fiyatı 60,9 USD olarak varsayılmıştı. Petrol fiyatlarında artan oynaklık, yurt içi enflasyon görünümü ile politika faiz indirim patikasına da önemli riskler getiriyor.

DÖVİZ

Dolar endeksinde sınırlı değerlenme

Şubat ayına 97,0 seviyesinde giriş yapan Dolar Endeksi, jeopolitik belirsizlikler ile güvenli limanlara artan talep ile ayı 97,60 civarında kapattı.

TL, şubat ayında da reel bazda değer kazandı

Ocak ayında %3,2 artan TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru, şubat ayında da 102,1’den 103,2’ye yükselen trendini korudu. Kur sepetinde %1 civarı yükseliş olsa da enflasyonun aylık %2,96 artış göstermesi endeksi yukarı taşıdı.

FAİZ

Risk iştahındaki düşüş ile ABD tahvil eğrisi aşağı kaydı

Yıl başından beri süregelen Dolar’dan kaçış teması, savaş ortamının endişesi ile yerini güvenli limanlara sığınmaya bıraktı. Bu ortamda, ABD tahvillerine talebin arttığı ve eğrinin aşağı kaydığı görüldü. 10 yıllık Amerikan tahvil faizi, şubat ayında %4,24 seviyesinden %3,94 seviyesine geriledi.

Enflasyonist endişeler, TL tahvil eğrisine satış getirdi

Dezenflasyon trendinin beklenenden yavaş ilerlemesi ve TCMB’den faiz indirim patikasının aksama ihtimali ile TL tahvil faizlerinde satış baskısı belirdi. Küresel tarafta hızla artan jeopolitik tansiyon da baskıyı artırdı. Böylece, 10 yıllık tahvil faizi şubat ayında %29,50’den %30,20 civarına yükseldi.

HİSSE

Büyük teknoloji şirketlerinin harcamaları sorgulanıyor

S&P500 endeksi, şubat ayını hafif bir değer kaybı ile 6,880 seviyesi civarında kapattı. Beklentileri aşan karlılıklara rağmen, büyük teknoloji şirketlerinin yapay zekâ harcamalarının sorgulandığı dönem sürüyor. Nasdaq endeksinde aylık %3,4 kayıp gerçekleşti.

Borsa İstanbul yıla güçlü bir başlangıç yaptı

Yeni yıla yüksek risk iştahı ile giriş yapan BIST100, şubat ayında %0,9’luk değer kaybı ile görece yatay bir performans sergiledi. Bankacılık sektörü, %1,3’lük yükseliş ile olumlu ayrıştı.

ALTIN

Riskten kaçış ile emtia piyasalarına ilgi korundu

Ocak ayında oynaklığı artan ons altın, savaşın fiyatlamalara girmesi ile şubat ayında değer kazanan finansal varlıklar arasında yer aldı. Aya 4.900 USD seviyesinde giriş yapan ons altın 5.300 USD’ye kadar yükseldi.

SOSYAL MEDYADA BİZ

Sabancı
Yukarı