Şubat ayının son gününde, ABD-İran ortak askeri güçleri İran’a hava operasyonu başlattı. Birçok hedef vurulurken, İran Lideri Hamaney’in içlerinde olduğu birçok üst düzey yönetici de saldırıların hedefindeydi. Karşılık olarak İran, İsrail ve ABD üsleri barındıran bazı Orta Doğu ülkelerine hava saldırısı başlattı. Böylece, küresel ekonomilerdeki odak bu jeopolitik gerilime ve petrol fiyatlarındaki yüksek oynaklığa kaydı. Arz kesintisi endişesi ile varil başına Brent petrol fiyatı 115 USD’ye kadar yükseldi. IMF’nin çalışmasına göre, petrol fiyatlarındaki %10’luk her artış küresel enflasyona 0,40 puanlık baskı yaratıyor. Ayrıca, petrol fiyatlarındaki yükseliş küresel büyüme görünümünü bozarak stagflasyon endişesini artırıyor.
Süregelen jeopolitik tansiyon, merkez bankaları fiyatlamalarını da değiştirdi. Fed’in 2026 yılı içinde 2’den daha az faiz indirmek zorunda kalabileceği fiyatlanıyor. ECB’den ise faiz artırım beklentisi fiyatlamalara girdi. Sıcak savaşın ne kadar daha süreceği ve petrol fiyatlarının hangi seviyede dengeleneceği halen soru işareti yaratan konular.
Şubat’ta aylık TÜFE %2,96 ile piyasa beklentisine yakın gerçekleşti. Yıllık rakam %30,65’ten %31,53’e yükseldi. Yıllık çekirdek enflasyonda sınırlı da olsa düşüş mevcut. Genel görünümde; gıda enflasyonunda yüksek seyir korunurken, gıda dışı kalemler daha ılımlı. TCMB, 12 Şubat’ta yayımladığı yılın ilk Enflasyon Raporu’nda yıl sonu enflasyon ara hedefini %16’da tuttu. Tahmin aralığının üst bandını ise %19’dan %21’e yükseltti. 2026 için tahminlerde ortalama petrol fiyatı 60,9 USD olarak varsayılmıştı. Petrol fiyatlarında artan oynaklık, yurt içi enflasyon görünümü ile politika faiz indirim patikasına da önemli riskler getiriyor.
Mevcut makro görünümde portföylerde sırasıyla altın ve yurt içi hisse senetleri ile risk alınmasının makul olduğunu değerlendiriyoruz. Artan jeopolitik riskleri göz önüne alarak ons altın pozisyonlarımızı koruyoruz, yurt içi hisse ağırlığımızı bir miktar azalttık. TL tahvillerde seviyeleri değerlendirerek kısa vadede taktiksel pozisyonlar alıyoruz. Eurobond pozisyonu taşımıyoruz. Yurt dışı hisse piyasalarında bölgesel ve sektörel farklılaşmayı gözetiyoruz.
Mevcut makro görünümde portföylerde sırasıyla altın ve yurt içi hisse senetleri ile risk alınmasının makul olduğunu değerlendiriyoruz. Artan jeopolitik riskleri göz önüne alarak ons altın pozisyonlarımızı koruyoruz, yurt içi hisse ağırlığımızı bir miktar azalttık. TL tahvillerde seviyeleri değerlendirerek kısa vadede taktiksel pozisyonlar alıyoruz. Eurobond pozisyonu taşımıyoruz. Yurt dışı hisse piyasalarında bölgesel ve sektörel farklılaşmayı gözetiyoruz.
Mevcut makro görünümde portföylerde sırasıyla altın ve yurt içi hisse senetleri ile risk alınmasının makul olduğunu değerlendiriyoruz. Artan jeopolitik riskleri göz önüne alarak ons altın pozisyonlarımızı koruyoruz, yurt içi hisse ağırlığımızı bir miktar azalttık. TL tahvillerde seviyeleri değerlendirerek kısa vadede taktiksel pozisyonlar alıyoruz. Eurobond pozisyonu taşımıyoruz. Yurt dışı hisse piyasalarında bölgesel ve sektörel farklılaşmayı gözetiyoruz.
Mevcut makro görünümde portföylerde sırasıyla altın ve yurt içi hisse senetleri ile risk alınmasının makul olduğunu değerlendiriyoruz. Artan jeopolitik riskleri göz önüne alarak ons altın pozisyonlarımızı koruyoruz, yurt içi hisse ağırlığımızı bir miktar azalttık. TL tahvillerde seviyeleri değerlendirerek kısa vadede taktiksel pozisyonlar alıyoruz. Eurobond pozisyonu taşımıyoruz. Yurt dışı hisse piyasalarında bölgesel ve sektörel farklılaşmayı gözetiyoruz.

Size özel fon paketlerimizi görmek ve fon dağılımınızı değiştirmek için AgeSA Mobil’i ziyaret edin.