Haziran ayında küresel piyasalarda ABD ile İran arasında mutabakat zaptı imzalandı. Bu mutabakat çerçevesinde, taraflar arasında 60 gün boyunca çatışmaların durulması öngörülürken, bu süre zarfında yapılacak görüşmelerde kalıcı barış sağlanması hedefleniyor. Görüşmeler devam etmekle birlikte her iki taraftan çelişkili açıklamaların sürmesiyle süreç kırılgan bir şekilde ilerliyor. Bu durum küresel risk iştahında oynaklık yaratıyor. Mutabakatın ardından Hürmüz Boğazı’nın açılması ve ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının kaldırılmasının arz tarafını desteklemesiyle Brent petrol 72 USD/varil civarına gerileyerek savaş öncesi seviyelere indi.
Petrol fiyatlarında gerileme görülmesine rağmen ABD-İran anlaşması öncesi savaşın yarattığı enflasyonist baskılara karşı ECB 2023 yılından bu yana ilk kez 25 baz puanlık faiz artışına gitti. Fed politika faizinde beklentilere paralel değişikliğe gitmezken, enflasyon beklentileri yukarı yönlü revize edildi. İlaveten, üyeler mart ayında paylaşılan projeksiyonlarda bu yıl için bir faiz indirimi beklerken, bu toplantıda beklentiler bir faiz artışına döndü. Hem bu beklentiler hem de yeni Fed Başkanı Warsh’un ilk toplantısında beklenenden daha şahin mesajlar vermesiyle başta teknoloji hisseleri olmak üzere riskli varlıklarda düşüşler gerçekleşti.
Yurt içinde ise Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğine çeyreklik %0,1’lik büyüme ile belirgin yavaşlama kaydetti. İç talep ivme kaydetmiş olsa da büyümenin ana sürükleyicisi olmaya devam etti. TCMB beklentilere paralel politika faizini %37 seviyesinde sabit tuttu. Karar metninde öncü verilerin iç talepte zayıf seyrin sürdüğüne işaret edilirken, enflasyona ilişkin risklerin tonunda düşüş görüldü.
Mevcut makro görünümde portföylerde ağırlıklı olarak TL likit varlıklara yer verilebilir. Jeopolitik riskleri dengelemek adına ons altın pozisyonuna portföylerimizde yer versek de merkez bankalarından faiz artırım beklentilerinin ön plana çıkması düşük ağırlıkları koruyoruz. Eurobond pozisyonu taşımıyoruz.
Mevcut makro görünümde portföylerde ağırlıklı olarak TL likit varlıklara yer verilebilir. Jeopolitik riskleri dengelemek adına ons altın pozisyonuna portföylerimizde yer versek de merkez bankalarından faiz artırım beklentilerinin ön plana çıkması düşük ağırlıkları koruyoruz. Eurobond pozisyonu taşımıyoruz.
Mevcut makro görünümde portföylerde ağırlıklı olarak TL likit varlıklara yer verilebilir. Yurt içi hisse senedi ve tahvil gibi daha riskli TL varlıklarda ise zaman ve seviye gözeterek taktiksel pozisyonlar alınabilir. Jeopolitik riskleri dengelemek adına ons altın pozisyonuna portföylerimizde yer versek de merkez bankalarından faiz artırım beklentilerinin ön plana çıkması düşük ağırlıkları koruyoruz. Eurobond pozisyonu taşımıyoruz. Yurt dışı hisse piyasalarında dirençli ABD ekonomisi ve yapay zeka temalarını önemsiyoruz.
Mevcut makro görünümde portföylerde ağırlıklı olarak TL likit varlıklara yer verilebilir. Yurt içi hisse senedi ve tahvil gibi daha riskli TL varlıklarda ise zaman ve seviye gözeterek taktiksel pozisyonlar alınabilir. Jeopolitik riskleri dengelemek adına ons altın pozisyonuna portföylerimizde yer versek de merkez bankalarından faiz artırım beklentilerinin ön plana çıkması düşük ağırlıkları koruyoruz. Eurobond pozisyonu taşımıyoruz. Yurt dışı hisse piyasalarında dirençli ABD ekonomisi ve yapay zeka temalarını önemsiyoruz.

Size özel fon paketlerimizi görmek ve fon dağılımınızı değiştirmek için AgeSA Mobil’i ziyaret edin.