Temmuz ayında önceki ay imzalanan ABD-İran mutabakat zaptı fiilen işlevini yitirdi. İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından ABD geniş çaplı saldırılara yeniden başlarken, Başkan Trump mutabakatın bittiğini açıkladı ve deniz ablukası tekrar devreye alındı. Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş riskinin yeniden ortaya çıkması ve arz endişelerinin fiyatlanmasıyla temmuz başında 70 USD/varil seviyelerinde olan Brent petrol, 100 USD/varil seviyesinin üzerini gördü. Ayın son günlerinde ise tarafların karşılıklı saldırıları durdurmasıyla 90 USD/varil seviyelerine geri çekildi. Temmuz ayının tamamında bahsedilen varlık sınıfı %23,6’lık yükseliş kaydetti.
Temmuz ayında Fed ve ECB politika faizini beklentilere paralel sabit tuttu. Fed Başkanı Warsh’un %2 olan enflasyon hedefine bağlılığını ön plana çıkan açıklamaları, uzun vadeli enflasyon endişeleri ve ileriye dönük sınırlı yönlendirme yapması getiri eğrisinde belirgin dikleşmeye yol açtı. Faiz kararı sonrasında dolar endeksi geri çekilirken, hisse tarafında ayın ana teması yapay zekâ ve yarı iletkenlerdeki belirgin düzeltme hareketi oldu. Güney Kore KOSPI endeksi ve Japonya Nikkei endeksi sırasıyla %22,2 ve %8,1 düşüş kaydetti.
Yurt içinde ise TCMB, Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini beklentilere paralel %37 seviyesinde sabit tuttu. Karar metninde jeopolitik gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarının yeniden yükseliş eğilimine girdiği yer alırken, iç talepteki zayıf seyrin belirginleştiği vurgulandı. Temmuz ayında tüketici enflasyonu aylık %1,78 ile beklentilerin altında artış kaydederken, yıllık enflasyon %32,1’den %31,75’e sınırlı geriledi. Kurulun ağustos ayında toplantısı bulunmuyor. Bu nedenle 13 Ağustos’ta gerçekleştirilecek olan yılın üçüncü Enflasyon Raporu toplantısı önümüzdeki döneme ilişkin olarak enflasyon görünümü ve faiz patikasına ilişkin verilecek mesajlar açısından önemli olacak.
Mevcut makro görünümde portföylerde ağırlıklı olarak TL likit varlıklara yer verilebilir. Jeopolitik riskleri dengelemek adına ons altın pozisyonuna portföylerimizde yer versek de merkez bankalarından faiz artırım beklentilerinin ön plana çıkması düşük ağırlıkları koruyoruz. Eurobond pozisyonu taşımıyoruz.
Mevcut makro görünümde portföylerde ağırlıklı olarak TL likit varlıklara yer verilebilir. Jeopolitik riskleri dengelemek adına ons altın pozisyonuna portföylerimizde yer versek de merkez bankalarından faiz artırım beklentilerinin ön plana çıkması düşük ağırlıkları koruyoruz. Eurobond pozisyonu taşımıyoruz.
Mevcut makro görünümde portföylerde ağırlıklı olarak TL likit varlıklara yer verilebilir. Yurt içi hisse senedi ve tahvil gibi daha riskli TL varlıklarda ise zaman ve seviye gözeterek taktiksel pozisyonlar alınabilir. Jeopolitik riskleri dengelemek adına ons altın pozisyonuna portföylerimizde yer versek de merkez bankalarından faiz artırım beklentilerinin ön plana çıkması düşük ağırlıkları koruyoruz. Eurobond pozisyonu taşımıyoruz. Yurt dışı hisse piyasalarında dirençli ABD ekonomisi ve yapay zekâ temalarını önemsiyoruz.
Mevcut makro görünümde portföylerde ağırlıklı olarak TL likit varlıklara yer verilebilir. Yurt içi hisse senedi ve tahvil gibi daha riskli TL varlıklarda ise zaman ve seviye gözeterek taktiksel pozisyonlar alınabilir. Jeopolitik riskleri dengelemek adına ons altın pozisyonuna portföylerimizde yer versek de merkez bankalarından faiz artırım beklentilerinin ön plana çıkması düşük ağırlıkları koruyoruz. Eurobond pozisyonu taşımıyoruz. Yurt dışı hisse piyasalarında dirençli ABD ekonomisi ve yapay zeka temalarını önemsiyoruz.

Size özel fon paketlerimizi görmek ve fon dağılımınızı değiştirmek için AgeSA Mobil’i ziyaret edin.