Fed, 28 Ocak’taki yılın ilk FOMC toplantısında piyasa beklentisine paralel faiz değişikliğine gitmedi. Üyelerden Miran ve Waller ise 0,25 baz puanlık faiz indirimi yönünde oy kullandı. Fed Başkanı Powell, ekonomik faaliyetlerin yıla sağlam başlangıç yapsa da istihdamda ılımlılaşma olduğunu paylaştı. Gümrük vergileri kaynaklı enflasyonist risklerin yılın ortasına kadar netleşeceğini belirtti. Şubat başı itibarıyla, vadeli piyasalar Fed’in bu yıl 2 faiz indirimi yapacağını fiyatlıyor.
Öte yandan, Powell’ın başkanlık görevi 15 Mayıs itibarıyla sonlanacak. ABD Başkanı Trump, Powell yerine eski Fed üyesi Kevin Warsh’ı aday göstereceğini duyurdu. Warsh, Fed’in bağımsızlığını öne çıkaran şahin parasal duruşu ile tanınıyor. Ancak, yeni dönemi öncesi faiz indirimleri lehine ifadeler paylaşmıştı. Fed’in bilançosuna dair irade koyup koymayacağı da merak ediliyor. Piyasalar, Warsh’ın adaylığını şahin bir adım olarak nitelendirdiği için ilk etapta küresel risk iştahını törpüleyen bir fiyatlama yaptı.
Yurt içinde enflasyon görünümü ve buna bağlı olarak TCMB’nin parasal duruşu yakından takip ediliyor. Ocak’ta aylık TÜFE %4,84 ile %4,30’luk medyan beklentinin belirgin üzerinde gerçekleşti. Önceki iki ayda ılımlı artan gıda fiyatları, Ocak’ta ise özellikle sebze grubu kaynaklı yüksek artış gösterdi. Ayrıca, hizmetler grubu da artan işgücü maliyetleri ve geriye dönük endeksleme davranışı ile yapışkan görünümünü korudu. TCMB, Ocak’ta TÜFE’nin ana eğiliminde döneme özgü bir bozulma kaydedildiğini söyledi. TCMB, 2026 yılının ilk Enflasyon Raporu’nu 12 Şubat’ta yayımlayacak. Kurumun enflasyon tahminleri ve para politikasına dair yönlendirmeleri yakından izlenecek. TCMB, 22 Ocak’taki PPK Toplantısı’nda politika faizini 100 baz puan indirim ile %37,00 seviyesine çekmişti. Faizlere yönelik kararların enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirildiği bir kez daha vurgulanmıştı.
Mevcut makro görünümde portföylerde sırasıyla altın ve yurt içi hisse senetleri ile risk alınmasının makul olduğunu değerlendiriyoruz. Artan jeopolitik riskleri göz önüne alarak ons altın pozisyonlarımızı bir miktar artırdık. Ocak ayı enflasyon verisi sonrası, yurt içi hisse senetlerinde bankacılık ağırlığımızı ise aşağı çektik. TL tahvillerde seviyeleri değerlendirerek kısa vadede taktiksel pozisyonlar alıyoruz. Eurobond pozisyonu taşımıyoruz.
Mevcut makro görünümde portföylerde sırasıyla altın ve yurt içi hisse senetleri ile risk alınmasının makul olduğunu değerlendiriyoruz. Artan jeopolitik riskleri göz önüne alarak ons altın pozisyonlarımızı bir miktar artırdık. Ocak ayı enflasyon verisi sonrası, yurt içi hisse senetlerinde bankacılık ağırlığımızı ise aşağı çektik. TL tahvillerde seviyeleri değerlendirerek kısa vadede taktiksel pozisyonlar alıyoruz. Eurobond pozisyonu taşımıyoruz.
Mevcut makro görünümde portföylerde sırasıyla altın ve yurt içi hisse senetleri ile risk alınmasının makul olduğunu değerlendiriyoruz. Artan jeopolitik riskleri göz önüne alarak ons altın pozisyonlarımızı bir miktar artırdık. Ocak ayı enflasyon verisi sonrası, yurt içi hisse senetlerinde bankacılık ağırlığımızı ise aşağı çektik. TL tahvillerde seviyeleri değerlendirerek kısa vadede taktiksel pozisyonlar alıyoruz. Eurobond pozisyonu taşımıyoruz.
Mevcut makro görünümde portföylerde sırasıyla altın ve yurt içi hisse senetleri ile risk alınmasının makul olduğunu değerlendiriyoruz. Artan jeopolitik riskleri göz önüne alarak ons altın pozisyonlarımızı bir miktar artırdık. Ocak ayı enflasyon verisi sonrası, yurt içi hisse senetlerinde bankacılık ağırlığımızı ise aşağı çektik. TL tahvillerde seviyeleri değerlendirerek kısa vadede taktiksel pozisyonlar alıyoruz. Eurobond pozisyonu taşımıyoruz.

Size özel fon paketlerimizi görmek ve fon dağılımınızı değiştirmek için AgeSA Mobil’i ziyaret edin.